Anılar

Beni eleştirme

Bana şunlar söylenmiştir: “İnsanlar senden çekiniyor”, “çok düz söylüyorsun”, “bakış açın olumsuz”.

Bunlar hep; “eleştiriden hoşlanmıyorum, alışkın değilim ya da gerçek niyetini bilemiyorum” demek.

Bundan sonra yapmaya devam edeceğim için, eleştiriden ne anladığımı bir defalık açıklayayım dedim.

Huyumdur.. Kökeniyle başlayalım.

Krinein (Lat.) = ayırt etmek, karar vermek demek. Sonra biraz söylenişi değişmiş, biraz da anlamı kaymış: Criticus = yargı.

Günümüze gelinceye kadar bir sapma daha yaşamış. Bugün birçok kişi, eleştirinin alt tonunda ‘kusur bulan’ anlamını duyuyor.

Söylememe lüzum yok, aslında zor bir edebiyat/sanat dalı. Eleştirenin, eleştirdiğini, değerlendirebilecek kadar anlaması çok büyük bir yük. Emek. Sorumluluk.

Bir sunumun videosunu seyrederken, bir blog yazısını okurken notlar tutarım. Her sözcüğe dikkat ederim. Genellikle tekrar dinlerim/okurum. Araştırırım. Parametreler bulup karşılaştırırım. Bilgimin yetmediği yerde önce öğrenirim. Emeğe bakın.

Üslupta ufacık bir amacımı aşma yanlış anlaşılabilir. Onun için sözcük seçimime çok dikkat ederim. Niyetim asla saldırmak, kırmak, hata aramak değil, sadece değerlendirmek.

En büyük tatminim, eleştirimi okuyanın, okuduktan sonra asıl konuyu daha iyi anlaması.

En önemlisi de şu: Tespitlerim nokta atışı olmalı. Somut olmalı. İyi-kötü diye genelleme yaparak olmaz. Her şeyi ifade edecek bir nitelendirme mutlaka vardır. En doğru sözcüğü buluncaya kadar uğraşırım. Bu da nesnellik kaygım işte.

Biliyor musunuz, aslında bu yolla sürekli öğreniyorum.

Bu arada fazla kısa, net, öz ifade ediyormuşum. O ayrııı.

 

Daha ne yapayım ha? Daha ne yapayım?

“Beni eleştirme” üzerine 3 yorum

  1. Serdar Devrim dedi ki:

    Daha ne yapabilirim, soruna cevap olarak: Bence eleştirmeye devam et. Adam gibi ve haklı bir eleştiri yapanın, eleştirdiğine aslında bir iltifatta bulunduğunu bilen insanları eleştirmek zevktir. Diğerlerini de belli bir oranda hırpalamak. :)))
    PS: Bu arada, beni eleştirersen çok mutlu edersin!

Yorumunuz var mı?