Hard İK

Dijitalleştirme

Son sözümü baştan söyleyeyim: Dijitalleştirme, işinizi, eski haliyle, ekrana bakarak yapmak değildir, bambaşka türlü yapmaktır. Yani ‘işi yeniden tasarlamak’ demektir.

Sıkmayayım sizi, yemek tarifi gibi yazayım olur mu?

  • Bu aslında bir projedir; önce doğru kişileri toplamak lazım. Vazgeçilmezler: O işi bizzat yapanlar (yöneticileri demedim, kendileri), bir süreç çizimcisi (Visio gibi bir paket programı kullanmayı bilse hoş olur ama elle çizerek de yapılabilir), bir de mümkünse onları koordine edecek, yönlendirecek bir ekip lideri. Başlangıçta yazılımcının vaktini almaya gerek yok, henüz ona sıra gelmemiştir.
  • İşin mevcut yapılışının akışını çıkartmak, patronla çıkarılan dikiş kalıbı gibidir. Ya da üzerine ne koyacaksanız, önce pastabanı hazırlamaktır. En basit ve anlaşılır biçimde. Mesela bakın şuna, şeker kamışından ham şeker üretiminin akışı bundan ibaret işte.
  • Şimdi en önemli iki aşamadan birine geldiniz: Süreci geliştirme.. değiştirme.. kısa yollar arama.. gereksiz yerleri ayıklama.. hızlandırma.. hataları önleme.. müşteri istek/şikayetlerini hesaba katma.. İşi eskiden beri yapanlar genellikle kördür. Bildiğini savunur. Vazgeçmek istemez. Diğerlerine (grup lideri ve çizimci) burada çok iş düşer; doksandan sorular, yaratıcı bakış, hatta biraz zorlama.
  • Öteki büyük an: Süreci, topoğrafya (bir kara parçasının engebe ve özelliklerini kağıdın üzerinde gösterme) gibi kabul edin. Bütün önemli yerleri belirlemeniz gerekir; kaza (hata) ihtimali olan yerler, işi yapandan beklenen davranışların olduğu yerler, hukuki veya mali yükümlülük yaratan yerler, müşteri memnuniyetiyle çok ilişkili yerler.. Bu, hayatı kağıda aktarmak gibidir. Bunun için genellikle simgelere ihtiyaç duyulur. O simgelere istediğiniz isimleri uydurmak serbest. Mesela bakın genel kabul görmüş bazı simgeler ve isimlerine örnekler:

Bunlar da, benim bir projemde uydurduklarımız:

  • İşinizin topoğrafyası hazırsa şimdi yazılım mimarisi vaktidir. Şimdi yazılımcıları çağırabilirsiniz. Önlerine yeni tasarım eserinizi koyarsınız, hadi dersiniz şimdi sen düşün: Bunun kodlarını yazmak için nasıl parçalara bölelim (modüllere ayırma)? Süreci yazılıma nasıl yansıtalım (ekranlar ve alt menüler oluşturma)? Simgeleri nasıl komut özelliklerine dönüştürelim (yetkilendirme, pencereler, süreli iş/işlem doğrulama/ hatırlatma ikazları)?

En son düşünülecek şey makyaj: Arayüz tasarımı. Albeni.

İşte böyle, dijitalleşme demek baştan çuvalla iş yükü demektir ama bu zahmete değer. Bir yaşamdan, başka bir yaşama geçersiniz.

En güzel örneklerinden biri e-Devlet’tir. Hayatımızı değiştirmedi mi?

Yorumunuz var mı?