Aile şirketinde İK’cı olmak

Gayet nötr olacağım.. bir bot kadar soğuk ve objektif.

Şöyle bir yöntem izleyeceğiz: Bir başucu kitabımdan, kısa kısa, aile şirketi kültürü tespitleri yazacağım. Sonra, onlara karşılık gelen, -bana göre- bir İK’cıdan beklenen davranışları söyleyeceğim.

Atar, duyar.. hiçbir şey yok.

Tamam?

 

 

 

 

 

 

 

Sevgili kitabım diyor ki:

• Aile şirketlerindeki güç kullanımı, genellikle yakınındakileri kollamak içindir.

• O gücün size verebileceği veya esirgeyeceği yetkiler, öngörülemeyecek kadar belirsizdir.

• En büyük ödül, ‘O’nun size güvenmesidir. Bu, motivasyonu da çözer. Tabii en büyük ceza da, gözden düşmek.

• O, tüm kültür kodlarının ayrıntılarını net olarak belirler: Giyimden ses tonuna, beden dilinden alışkanlıklara kadar.

• Daima işleri lider oldurur. O isterse, el atarsa, ima ederse, arkasında durursa olur.

• Bunu İngilizce yazmalıyım (!): ‘Management by subjectives’ işler. Sizden duygularınızı ister. Nasıl düşünmeniz gerektiğini gösterir.

• Proje gruplarının şansı azdır, çünkü önemsenmezler. Onların bir şey başarması beklenmez; yolu bu değildir.

• Yeteneklerin -akredite edilmemişlerse- önemi yoktur.

• Seziler, mantıktan daha değerlidir. Pratik bilgi, temel bilgiden daha makbuldür. Deneme yanılma, planlamadan daha önemlidir. Konuşarak iletişim, yazıdan daha önceliklidir. Kimin yaptığı, ne yaptığından daha önemlidir. Çıraklık, en değerli gelişme yoludur.

• Aile şirketleri, ekonomik ve siyasi konjonktüre kolay adapte olurlar.

• Sosyal çatışmalar, liderin becerikliliğine göre çözülür ya da sürüncemede kalır.

• Eleştiri/olumsuz geri bildirim gizli ve dolaylı yapılır.

• İşler doğru yapılmayabilir (efficiency) ama doğru işler (effectiveness) yapılabilir.

Şimdi, böyle bir ortamda çalışan İK’cıdan beklenenlere gelelim:

• Mesleki bilgisinin önemi yoktur. Kültürle çatışmamasının ve isteneni, istendiği kadar yapmasının önemi vardır.

• İK’nın çalışma alanını belirleyemez. Bir pratisyen olarak, ne gerekliyse onunla ilgilenmek durumundadır.

• Öncelikleri, hedefleri her an değişebilir. Sessizce uyum sağlamakla görevlidir.

• Yetkileri, onay halkalarının neresinde olduğuna bağlıdır. Güven sağlamışsa yapabilecekleri vardır. Henüz kabul edilmemişse yetkisi hiçe yakındır.

• Görüş belirtme ve itiraz etme dozu, deneme yanılma ile belirlenir.

Aile şirketlerindeki İK’cıları yavere benzetirim. Sürekli bir şey yapma zorunlulukları yoktur ama her an özel bir görev verilebilir. 

Yorumunuz var mı?