İçeride networking

Bu bir istek peçetesidir. Adını ben uydurdum. Orijinali, ‘kariyer planında şirket içi kişisel ilişkilerin rolü’. Özellikle belirttim ki, yazının başında ayrıca neden bahsettiğimi açıklamak zorunda kalmayayım.

Konu kısaca şu işte: Organizasyonda hâminizin olması şart mı?

Sonsözümü baştan söyleyeyim: Bunun cevabı kültürlerde ve o sosyal çevrenin değerlerinde gizli.

Kurumun inanç sisteminin içinde hangi kod satırları yazılıysa, kariyerlerin kaderi ona göre belirlenir.

Mesela performans değerlendirme, insanların haberi bile olmadan, birilerinin birilerine ‘iyi midir?’ diye sormasıyla yapılıyorsa, çok büyük ihtimal kariyeriniz için ‘tanıdıklara’ ihtiyacınız vardır.

Kültürel şifrenin ‘kıdem’ olduğu bir yerde, artık mantranız yıllardır.

Kültürün temelinde kamu mantığı yatıyorsa, rica/talimat telefonları havada uçuşacak demektir. Bırakın işi mişi, ‘O’nu bulun!

Kültür, patronun omuzlarında yükseliyorsa, onun veya vekilharçlarının ağzından çıkacak bir söze muhtaçsınız demektir.

Anlı şanlı çokuluslularda bile, ‘expat’ların merkezde bir tutanı olabilir. Yerelde de, memur gibi çalışırsınız gider. Kimse size karışmaz. Buna en büyük yerli holdingleri de katabiliriz: Kilit pozisyonlar için networking, kalanı için ‘fark edilmeden çalış gitsin’.

Bütün bunlar İK’yı aşar. Konu İK değil, insanın doğası.

 

Yani dedim ki, ya networking, ya unutulma.

 

 

 

Bir Yorum

  1. Benim gençleri yıllarca aynı pozisyonda çalıştıranlar kul hakkı yiyorsunuz derim.
    Böyle çalışana da şirkete de sizden bi cacık olmaz diyorum.
    Deneyim geçleri işe aldım 3-4 yılda yönetici seviyesine getirdiği bir çok
    elemanım vardır. Çalışma hayatında en değer verdiğim konu budur.
    Yönetim zihniyeti meselesi

    Cevapla

Yorumunuz var mı?