Ledi Zeigarnik yetkinliği (*)

(*) Ledi, Rusça bayan demek. Asıl adı Bljuna Zejgarnik. Almanca Bluma Zeigarnik olmuş.

Çok popülerdir kuramı. Denir ki, lokantada garsonları gözlemlerken bulmuş. Sipariş alan garson, onu yerine getirene kadar unutmuyormuş. İlginç gelmiş Zeigarnik’e, o kadar üst üste siparişi nasıl aklında tutuyor diye. Müşterinin önüne koyduğu anda hafızanın misyonu tamamlanıyormuş, artık hatırlamaya gerek kalmıyor.

Çünkü o siparişler birer ‘bitmemiş ’.

Yarım kalmış, kesintiye uğramış şeyleri bir sonuca bağlamak istiyoruz. Sonunu görene kadar onları bırakamıyoruz. Tamamlanan uçup gidiyor. Ötekiler askıda.

O kadar değişik yerlerde uygulama alanı bulmuş ki bu kuram.

En başka psikoterapide; rahatsız eden anılar hep net hatırlanır. Onlarla davamız bitmemiştir. Onları -sanal da olsa- sonuca bağlamadan rahat yok. Reklamlar.. ucunu açık bırakırsanız merak ederler. Bir dizinin sonu havada kalırsa kudururuz bundan sonra ne olacak diye. Bunlar hep Zeigarnik işte.

Kötü bir şey değil ki, gayet işlevsel.

İş hayatında bize şahane bir yetkinlik sunar bu psikopatolojimiz: İş takipçiliği.

Birisine yetki verirsiniz bir işi sonuçlandırsın diye. Yönetim bilimi der ki, sorumluluk sizde! Demek ki neymiş? O kişinin yaptıklarının sonucu takip edilmedikçe, o iş sizin için bitmemiştir.

İK’da bir sürü ıvır zıvır iş vardır; bordrolardan yıllık izin listelerine, SGK’dan Çalışma Bölge Müdürlüğü bildirimlerine, oradan İSG’ye kadar. Birileri yapar tamam da, kontrolu ne olacak? ‘Maker-checker’ diye bir şey var (giriş-onay mekanizması derler); her yapılan işlem, kontrol edilmeden bitmemiş iştir.

Onun için yeni bir yetkinlik uyduruyorum: Zeigarnik yetkinliği. Yetkinlikler böyle bulunur zaten, ihtiyaç neyse, yetkinlik odur. İsmini de istediğiniz gibi koymak serbest.

Olmaz öyle şablon yetkinlik listelerini ‘kopyala-yapıştır’la.

Garson nasıl o siparişi müşterinin önüne koymadıkça unutma lüksüne sahip değilse, bir İK’cı da sürekli unutmaması gerekenlerle yaşamak zorundadır.

 

Yorumunuz var mı?