Şerefe

20’li yaşlardaydı. Evinden çok uzaklarda, yurt dışındaki okuluna yeni başlamıştı. Dilini iyi bildiği bir ülkede yapayalnız günler, geceler.

Yine böyle yalnız bir akşam beyaz şarapla tanıştı. Çok iyi hatırlıyordu o andaki ortamı: Kalabalık, gürültülü bir bistroydu. Gizemli bir kadınla tanışmak gibi. O gece kendi başına cam kenarında bir masada oturuyordu. İlk yudum.. iç gıdıklayıcı, biraz yabancı, davetkâr. Fondaki gürültülü konuşmalarla eşleşmişti hafızasında o kadeh. Akan hayatın içinde birbirlerini bulmuşlardı.

Sonra arada bir bunu tekrarlamaya başladı. Hep tek kadeh. Hep beyaz. Genellikle aynı yerde. Zaman içinde o tek kadehlerine mükemmel bir eşlikçi buldu: Derin düşünceler. Hatta onları rastgele kağıtlara not ederdi.

Bir tür adı konmamış meditasyondu bu.

Beyaza kardeş geldi: Kırmızı. En önemlisi, her birinin arkasındaki öyküleriydi.

Hani birini tanıdıkça yakınlaşırsınız ya.

Yılları birlikte geçti. Artık ustalık dönemleri gelmişti. Öğrendikçe tatlar da değişiyordu. İlişkilerindeki kaliteyi her zaman korudular. Hep bir özen, hep bir mesafe.

Saygı gibi. Ritüelle zevk el ele.

Zaman içinde rakıyla tanıştı. O da iyiydi, hoştu, ama başka bir alemdi. Şaraba uzun bir mola vaktiydi. Hayatları ayrılmıştı.

Yaşlandıkça ilk göz ağrısını çok özledi. Çekemedi rakının bıçkınlığını. Onun olgunluğuna ihtiyacı vardı. İyi tanışıyorlardı zaten, kaldıkları yerden sürdürdüler.

Yıllar, yıllar geçti. İyice ihtiyarlamıştı.

Bir ömür devirmişti. Gün geldi sağlık sorunları başladı. Birgün doktor net konuştu: Bitecek. Bitmek zorunda, kaldıramazsın.

Bir şey demedi.

Sonra dönüp bir geçmişteki o anlara baktı. Bir de geleceğe.

Karar verdi; yürüyordu.

Kaderine selam olsun. Ne olacaksa kabulüydü.

Yaşlı elleriyle, o ilk günkü gibi, şarabını kadehine koydu, kendi kendine hadi şerefe dedi.

Kocaman, kaliteli bir geçmiş yaşama kaldırdı kadehini.

2 Yorum

  1. Öyküdeki doktor o kadeh için şöyle demiş olabilir mi? Kocaman, kaliteli bir uzmanlık kariyerimin karşılığı olarak bana kalkmaması gereken bir kadeh.

    Cevapla

Yorumunuz var mı?