“TED Talks” üzerine

Hadi önce biraz tadımlık tarihçe.

TED bir STK. Aynı zamanda müthiş bir marka öyküsü.. Öz TED konferansı, iki yılda bir California, Monterey’de yapılıyor.

Açılımı: Teknoloji, eğlence, tasarım.

İşte konseptin fikir babası olan şeker adam, Richard Saul Wurman. 1935 doğumlu. Mimar ve grafik tasarımcı. Kendine bilgi mimarı diyor.

İlk defa 1984’de düzenlediği konferansın konusu compact disc ve e-kitapmış. Düşünebiliyor musunuz, 34 yıl önce geleceği konuşmuşlar.

Dünya onları duymaya hazır değilmiş. Kimse ilgi göstermemiş.

Bir sonrakini 6 yıl sonra, 1990’da düzenlemişler. Bu defa tutmuş.

2001’de büyük zıplama gelmiş. Bir medya yatırımcısı, Chris Anderson, TED markasının geleceğini görmüş ve STK yapısını değiştirmeden devralmış. Resmi unvanı sahip olarak değil, küratör olarak geçiyor (~ TED’i yöneten kişi diyebiliriz).

2001-2012 arasında TED’e bir sürü kardeş marka gelmiş: TEDGlobal, TEDPrize, TED Talks (videolar), TEDx (TED’in lokal formatı) ve TED Ed (eğitimciler için kısa video dersleri). 

2014’de (30’uncu yılları) Vancouver’daki TED konferansının teması ilginç: The Next Chapter. Yani 30 yılda neler yaptık, bundan sonra ne yapacağız? Geleceğe hazırlar.

İki tane ayırıcı nitelik (aslında alameti farika demek isterdim) çok önemli ve zor: Konuşmalar 18 dakika ve altında olacak.. konuşmacılar TED özgünlüğünde olacak.

İşte en çok gelmek istediğim yer burası (çünkü bu benim tarzım).

Nasıl bir konuşma konsepti?

• Gerçek. Sahici. İçi dolu.

• Göz boyamasız. Sade. Sakin.

• Anlaşılır. İlginç. Dikkat çekici.

• Kolay. Kısa. Yararlı.

 

Bana geleceğin öğrenmesini tarif et deseler TED Talks derdim.

Daha ne diyeyim?

 

 

 

Yorumunuz var mı?