Bu Bir Blog Özeleştirisidir

Evet doğrudur..

İK bloglarının çoğunu beğenmiyorum; okunacak bir yanları yok. Bu dökülen halleriyle bir kenarda dursalardı umursamazdım. Ama kendinin farkında olmama ve -sınırlı sayıda da olsa- blogger’lığı bir çıkara dönüştürme niyeti eklenince müdahale şart oldu.

Değişim vaktidir. Ben de aşağıdaki yanlarımı düzelterek bu fırsatı kaçırmayacağım.

• Deneyimime fazla güveniyorum, kendimi frenlemem lazım, bu beni köreltebilir. Başkalarının fikirlerini daha çok aktarmalıyım.

• Yalnız takılıyorum. Daha çok etkileşime girmeliyim. Okuduğum bloglara gönderme, başka bloglara görüş yazma..

• Yazılarımda hiç atraksiyon yok. Ne bir link, ne atıf, ne kaynak. Sırf benim düşüncelerim. Bu olmaz. Çok kuru.

• Genellikle okuyucuya yükleniyorum. Ön bilgisi olduğunu varsayıp ağır yazıyorum. Yanılıyorum. Okuyucunun işini daha kolaylaştırmam lazım.

• Eğlendiğim, kendime kendime dalga geçtiğim bir üslubum var ama ilk defa okuyan şaşırır. Çok sonraları ‘Ne demek istemiştin’ diyenler çıkıyor. Belki o tarzdaki yazıları ayrı bir kategoriye almalıyım.

• Hayatımda varsa yoksa Twitter. Bir sürü insan Facebook’çu. Hatta şimdi LinkedIn’i de Twitter gibi kullanıyorlar. Hiçbirinde yokum. Yani bana ulaşmak zor olabiliyor, karşılarına değişik yerlerde çıkmıyorum. Ama maalesef oralarda olmamaya devam edeceğim.

İstavrozumu da çıkardım, tamamdır.

 

 

2 Comments

Bu Yazıya Bir Cevap Yazın