İş Bitiriciliğin Prosedürü

Yıllar önce bir genel müdürün cv’sinde kişisel yetenekler arasında ‘iş bitiricilik’ yazıyordu. O kadar makbul bir şeydi yani.

Sonuçları bakımından ayırt ederek anlatacağım. Bir tür davranış analizi olacak.

İş bitiriciliğin en sık rastlanan yan etkisi, yeterince muhakeme etmemektir. Yapan öyle inanmıştır ki ‘ne kadar hızlı olursam o kadar like alırım’ diye, buna kolaylıkla paldır küldür iş yapmak da diyebiliriz.

Başka bir istenmeyen sonuç, dinlememektir. İçi fokurdadığı için her şey sıkar iş bitiriciyi. Mottosu: Yarım yamalak iletişim.

Ama ortada çok değerli sonuçlar da var. Kiminin zekasından yüksek devirde verim alınır. Bunlara torku zayıf ama devri yüksek insanlar denir. Şık adıyla olumlu stresin hormonsal etkisi diyelim. Ne tuhaftır ki, akılla bastırmadıkları için ve galiba sezgileri de serbest kaldığından, iyi nişan alırlar. Yarı otomatik pilot gibi; yazılım ne yapacağını söylesin, sen tetiği çek.

Bir evrensel hediye daha. Bilinen en etkili motivasyon sebeplerinden biri ‘başarmak’dır. Ödüllendirilen davranış tekrarlanır. Başardıysam gene başarmayı isterim. ‘Bir işi halletmiş olmak’, başarmak demek olduğuna göre, demek ki iş bitiricilik kinetik bir enerji yaratır. İş bitir-kendini iyi hisset-iş bitir-kendini..

İş bitiricilik dediğiniz, ruhsatlı av tüfeği. Bilenin kullanması gerekir. Yoksa dolu tüfeği size doğru tutar. Kullanmadığında kırarak dolaşmayı bilmez. Ağaçların arkasında ne olduğunu bilmeden ateş eder.

Onun için; bu iş çıraklıktan yetişerek yapılır.. bir ustadan kapılır, kitaptan öğrenilmez, kesinlikle üslubu vardır.. yavaş yavaş seviye yükseltilir, karate çığlığıyla ortaya atlanmaz.. durumsallık asla terk edilmez, gerekirse vites küçültülür, dinleyerek adım atılır.. zihin, sezgiye maksimum açılır.. hep bir sonraki virajın arkasına konsantre olunur, icabında sürekli yeni kararlarla koordinat düzeltmeleri yapılır..

Özet: Çok hevesli bir yeni başlayan iş bitirici gördüğünüzde kaçın!

Bir Yorum

  1. Ödül ile pekiştirildikleri için devam ediyorlar, pekiştirenlerin de
    anlayışı/kültürü önemli…

    Cevapla

Yorumunuz var mı?