Hard İK

İşte bir Hukuk Fakültesi üçüncü sınıf gerçek sınavı

Dersin adı: Hukukçular için davranış bilimleri.

Aşağıdaki 10’ar madde eşleştirilecek.

1- Gerçeğin belirsiz olduğu durumlarda, durumu belirginleştirmek için grup tarafından bir gerçek yaratılır ve o grupla etkileşim içindekiler tarafından farklı derecelerde gönüllü olarak uyulur (Sherif kuramı).
2- Araştırmalarda, insanların yarısından çoğunun, belirli koşullarda sosyal itaate (istemeden boyun eğme) eğilimli olduğu belirlenmiştir (Milgram kuramı).
3- Tutumun objesi (konusu) herhangi bir şey olabilir.
4- Tutum geliştirmemiş olduğumuz durumlarda, bir tutumumuzu diğer bir objeye taşırız.
5- Gizil önyargı, sessiz ve gizlenmiş olan önyargıdır.
6- İkna amacıyla, belirli durumlarda, kolay anlaşılır ve basit bir yönergenin (takip edilecek adımlar listesi) etkili olduğu bulunmuştur.
7- Ajzen kuramına göre, tutumlar, henüz ortaya konmamış davranışın sonuçlarıyla ilgili düşüncelerden etkilenir. Niyet denilen bu evre, tutumla düşüncenin arasında köprü görevi görür ve bir düşüncenin varlığına (düşünebilir olduğuna) işaret eder (illiyet bağlantısı).
8- Azınlık grup üyeleri, çoğunluk grup üyelerinin düşüncesine karşı çıkarken kendi aralarında tutarlı olurlarsa daha etkili olurlar.
9- Uyma davranışını artıran en önemli ortamsal etken grubun büyüklüğüdür.
10- Taraflardan birinin konu hakkında bilgisi azsa, tek yönlü iletişim (tartışmamak, görüş almamak) daha etkili olur.

1- Hakimin takdir hatası görev kusuru olup, bundan dolayı ortaya çıkacak zarardan sorumlu tutulmaz.
2- Şu anda görülmekte olan bir davada, bir bankadan, müşterisi olan şirketin aylık hesap hareketlerini tüm çalışanların görebileceği bir eposta hesabına gönderdiği için (gizliliği olan bilgiyi ifşa ettiği ve personelin eline şirket aleyhine kullanılabilecek kanıt verdiği iddiasıyla) tazminat talebinde bulunulmaktadır.
3- 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun md.14: Spor alanlarında veya çevresinde, toplum kesimlerine dil, din, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözeterek hakaret oluşturan söz ve davranışlarda bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
4- İştirak, suçun birden fazla kişi tarafından işbirliği içinde işlenmesini ifade eder. Suça iştirak eden herkes aynı ceza ile cezalandırılmayıp, suça katkısı oranında cezalandırılır.
5- Anonim şirketlerde esas sermayenin en az yüzde onuna sahip olan grubun(gündeme madde koydurma, genel kurulu toplantıya çağırma, özel denetçi tayini isteme hususlarında gerekçe gösterilmek suretiyle) aynı yönde hareket etmesi gereklidir.
6- TCK md.107’de yer alan şantaj suçunun maddi unsuru: “kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yükümlü olduğu bie şeyi yapmamaya zorlamak”dır.
7- Avrupa Konseyi’nin avukatlık mesleği hakkındaki 9 nolu tavsiye kararına göre, avukatların, protesto amaçlı yargısal faaliyetten çekilmesi durumunda, bunun, belirli bir süre ile sınırlı olması ve müvekkillerinin zarar görmemesi lazımdır.
8- Türk Medeni Kanunun md.118: Nişanlanma, evlenme vaadiyle olur.
9- Medeni yargılama hukukunda adli yardımdan yararlanabilmek için kişinin yoksul ve ilk görünüşe göre haklı olması gerekir. Burada sorun, hakimin, haklılık konusunda takdirini kullanırken dava hakkındaki kanaatını da dolaylı olarak belirtmiş olmasıdır. Bu nedenle doktrinde, ya haklılık koşulunun kaldırılması, ya da hakimin gerekçe göstermeden takdir yetkisini kullanması gerektiği ileri sürülmektedir.
10- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, işçi ve işveren konfederasyonları işbirliği ile, 2014’de “İşyerinde Psikolojik Taciz/Mobbing Bilgilendirme Rehberi”ni çıkarmıştır. Rehberde, mobbing’in nasıl kanıtlanacağı ve nelerin mobbing olmadığı örneklerle açıklanmıştır.

Eşleştirmeler:
1-4
2-6
3-8
4-1
5-3
6-10
7-2
8-5
9-7
10-9

Hard İK

Blogger’lık ne değildir?

Haşa blogger’lığı kavramlaştırmıyorum. Tanımlamıyorum. Ön koşul koymuyorum. Başka bir şey yapıyorum: Etikler yaratarak onu daha güçlendirmek istiyorum

1) Blogger’lıkta ‘tekdüze üslup planı’ olmaz. Tam bir tarz serbestliği olur. İstediğin gibi yaz. Yeter ki giriş-gelişme-sonuç bölümlü kompozisyon olmasın. Uzun giriş yazıları, tekrarlar, bir türlü bağlanamayan sonuçlar çok sıkıcı.

2) Blogu kimin okuyacağı belli olmaz. Bu bilgi bombardımanında yazınıza dakikalar ayıran saygıyı hak eder. Onun için bilgisizlikten kaynaklanan yazım hatası affedilmez. Çala kalem yazamazsınız. Basit yazım kurallarını bilmemek mazeret sayılmaz. Yok öyle acele enter’lama hakkı (bilerek kullanılan güncel dile karışmam, o ayrı).

3) Blogger sayısı kadar konu zenginliği var demektir. O zaman ne olur malumu ilam etmeyin (bildiğimizi bize söylemeyin). Sizin kendi yaşadıklarınızı okumak için o kadar gözümüz çıkıyor, yoksa derleme bilgileri ben de bulurum.

4) Şimdi trend, blogger’lar eliyle PR. Vallahi yandaş gazetelerden farkı yok. O gün tüm gazetelerin manşeti aynı! Aynı şeyi niye bir sürü blogda okuyayım ki? Ha basın bülteni, ha blog. Nerede farklı yorumlar? Nerede eleştirel bakış? Nerede kişisel gözlem?

Ben hayatımın her ânında özgürlüğü hissetmek istiyorum.

Sadece kendi blogumda yazarken değil, başkalarını okurken de..

Hard İK

İK’nın perde önü ve arkası

Şimdi size bir istek parçası çalıyorum. Kağıt peçetede geldi.

Sevgili dostum @av_alperyilmaz istemiş. Kendisi İK’cıların hısımı olur (iyi bir iş hukuku avukatıdır). Hatta peçetede ne yazılıysa o, yazının adına bile dokunmadım.

Önce bir amaç/kapsam yapayım.

Bu bir yarı anı yazısıdır. Sadece benim deneyimlerimi temsil eder. İK’yı bilmeyen ve heves edenlere bir nevi ‘içeriden bilgi’ sayılabilir. Yaşamakta olanlar da ‘işte hayatınız’ tadında okusun.

İK’nın perde önü, en öz ifadeyle İK zirveleridir. İK’nın podyumu.. Kurum İK’cılarının şekil hali.. Dibiniz düşer. Nasıl bir yüceltme hali anlatamam. Neredeyse bir kitlesel hipnoz olayı.

Diğer bir perde önü de karizmatik İK’cılar. Özellikle önemli kurumların kilit pozisyonlarındaki, gizemli ve biraz gözden uzak prestijli isimler.

Perde önünü sözcüklerle ifade etmek istersek: Neredeyse dipsiz, ağır bilimsel, insana saygı odaklı, bazı yerleri literatür tartışması tadında (ucu açık), diğer fonksiyonların arasında saygın, sayısal iş kültürünün katalizörü gibi..

Şimdi arkaya geçelim.

Anlayamazsınız..

İK’nın en büyük derdi Araf. ‘Bedenime sahip olabilirsin ama’ modu.

Asla göründüğü kadar güçlü değildir. Bir dişli sisteminin orta boy parçasıdır. Bütün kararları ‘temyize açıktır’ (pardon, terimi bilmeyenlere not: Yani yukarının değerlendirmesine tâbidir). Yönlendirme etkisi fena halde durumsaldır; Her kurumda, her olayda, her yöneticiyle değişir.

Gücünün kreşendo yaptığı iki yer var ama.. İlki, işe alma mülakatlarındaki ön seçmeler. Öteki, ücret belirlemelerinde ufak oynamalar (ufak dedim).

İK’nın ‘back office’inde ne sıkıcı işler yapılır bilseniz: Özlük (prosedürler, dev gibi bir SGK iş yükü, İş Kanununun uygulama incelikleri), muhasebesel işler (bordrolar, icmaller) ve tahmin edemeyeceğiniz kadar büyük bir raporlama yükü (durmadan bir hesap verme hali).

Onun için ortalama finansçı ya da satışçı gibi bir İK’cı profili yoktur. İK’cı sayısı kadar türü vardır. Her birinin hayatı farklı. Kimisi 657’den hallice, kimisi -tamamen riskini kendi üstlenmek kaydıyla – stratejistin dibi.

Sonsözüm yolun başındakilere: Vira bismillah deyin e mi?

Hard İK

Sosyal Medyada en etkili İK’cıları seçme parametreleri

Önce neden parametre dediğimizi anlatmadan edemeyeceğim.

Parametre, yani değişken. Varlığı ve yokluğuyla sonucu etkileyen sebepler. Mesela en etkili İK’cı olmak için blog bir parametre mi diye tartıştık. Sonra dedik ki, hayır.. başka mecralarda da yazmayı tercih ediyor olabilir.

Kriter = Ölçüt, ayırıcı özellik. Bir şeyi diğerleriyle karşılaştırmaya yardımcı olan ölçek. Bir yerlerde jenerik kriterler olsaydı bize sadece ölçmek düşerdi ama bizim gönüllü bir grup olarak kriter yaratma yetkimiz yok.

Faktör = Etmen, etki yapabilen herhangi bir unsur. Bunlar kesin faktör diyebilseydik kullanırdık ama kendimiz belirlediğimiz için bu terim fazla iddialı olurdu

Şimdi anlaştık mı terminolojide?

Ben ekibe önce, hadi parametreler önerin dedim. Sonra ortaya yazılanları herkes olumlu-olumsuz eleştirdi. Hepimiz, kendimize göre sıralandırdık (bu dolaylı olarak, herkesin sonlara attığının elenmesi demekti). Ve en sonunda ben bastım kılıcı Gordiyon düğümüne ve aşağıdaki parametreler çıktı.

Buna göre düşünün ve oy sandığımız olan @enetkili25ik hesabına isimler önerin.

Vurgulayayım: Mevcut bir isim listesini oylamıyoruz, düpedüz herkes istediği gibi isimler önerecek. Biz de her bir isim için skorlama yapacağız ve ilk 25 çıkacak.

İşte önem sırasıyla parametrelerimiz:

1- Sosyal medyada farklı mecraları eşzamanlı kullanma

2- Farklı dijital mecralardaki (blog, web, hatta internette yayınlanan makaleler) yazı sayısı

3- Klout skoru

4- Üslupta anlaşılırlık

5- Kaynak gösterme

6- Konuların güncelliği

7- Kuramsallık/pratiklik dengesi

8- Açık-gizli pazarlama yapmama

9- Kitap tanıtımı ve eleştirisi

Meraklısına not: 4 ve altındakilerini gene kendi aramızda Likert ölçeği denilen bir yöntemle değerlendireceğiz. 

Hard İK

Bir İK  “Mission Impossible ekibinde kimler olur?

Hayal ekibini anlatıyorum. Bu arada not: Sonunda birbirine hiç benzemeyen alâkasız bir insanlar topluluğu olacaklar, şaşırmayın. Önce bir avant-garde kuramcı lazım. İsterseniz ona stratejist deyin. O, araştırmacımız. Yenilikçimiz. Şart değil ama genellikle yöneticiler bu işlevi üstleniyor.

Bir tane özgün platform asistanı lazım. Ona trafiker de diyebilirsiniz, birimin dış yüzü de. Çünkü dış alemle birisinin profesyonelce temas kurmalı. Bu iş tesadüflere bırakılamaz.

Bir tane sıkı mevzuatçı lazım. Bu, mesleğini yapmayan bir hukukçu bile olabilir. O kişinin fiilî adı özlükçü olacak. Bütün SGK ve Bölge Çalışma ilişkileri sorumlusu o olacak.

Bir tane Excel delisi lazım. Artık makroyu ve formül yazmayı uçlarda bilen. Onun da resmi görünüşü bordrocu. Ama asıl ustalığını zam zamanlarında skalaları ve bütçeyi yaparken konuştıracak.

Bir tane süreçci lazım. Ama böyle diyemeyeceğiz için, o da resmen eğitimci olacak. Öyle ihtiyaç analizleri yapacak ki, oradan hem eğitim konuları, hem kariyer yolları çıkacak. Onun da en büyük silahı Visio olacak.

Bir tane ölçme-değerlemeci lazım. Ama bunu ciddi ciddi okumuş olacak. Onu da çok işlevli kullanacağız. Hem performanslarda, hem kurum kültürü izlemelerinde, hem de işe almada.

Bunlardan istediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz. İş yükü başka mevzu.

Budur.